www.deizm.org'un gelişmesi için bir şeyler yapmak istemez misin?

İletişim: deizmturkiye@gmail.com
Önemli Duyuru:
Her gece saat 23:00'te Anasayfa'da bulunan Chatbox sohbet odasında üyelerimizle muhabbet ediyoruz, her çeşit konu hakkında fikir alış verişi yapıyoruz. Bekleriz Smile

    Sona Doğru /Ahmet Altan

    Paylaş

    supeluta
    Site Yöneticisi
    Site Yöneticisi

    Erkek Mesaj Sayısı: 580
    Katkı Puanı: 582
    Reputation: 3
    Kayıt tarihi: 02/11/08

    Sona Doğru /Ahmet Altan

    Mesaj tarafından supeluta Bir Cuma Tem. 31, 2009 3:46 pm

    Önceki gün gazetenin önünde genç bir delikanlı yolumu kesti.

    Çantasından bir Taraf gazetesi çıkardı.

    – Düzelecek mi gerçekten her şey?, dedi.

    – Düzelecek, merak etme, dedim.

    – Sizin çektiklerinizi biz çekmeyeceğiz, değil mi? Bizim kuşak daha rahat yaşayabilecek mi?

    – Yaşayabilecek.

    Buna, tüm kalbimle inanıyorum.

    Bu ülkenin gençleri, bizim yaşadığımız saçmalıklarla uğraşmak zorunda kalmadan, hatta yaşanmış olanların gerçekliğine inanmakta zorlanarak yaşayacaklar.

    Bambaşka bir çağın, bambaşka gerçeklerin, bambaşka ilişkilerin olduğu bir dünyada sürdürecekler hayatlarını.

    Cumhuriyet’in seksen yılı da kötü geçti aslında.

    1950’ye kadar tam anlamıyla diktatörlüktü zaten.

    Atatürk’ün, ardından da İsmet Paşa’nın iki dudağının arasındaydı insanların hayatları.

    Daha sonrası ise “çok partili” gözüken bir devlet sultasıyla geçti.

    Ordu, “çok partililiğin” görüntüsüne bile tahammül edemediğinden defalarca darbe yaptı.

    Kendini de, halkını da utandırdı.

    Türkiye’yi, “dünyanın alay edilen ülkeleri” arasına kattılar bu darbelerle.

    Son otuz yıl ise korkunçtu.

    Önce, 12 Eylül’ün “hazırlığı” olan vahşi sokak çatışmalarından geçtik.

    Günde on beş yirmi genç insan vuruluyordu.

    Kürt savaşı başladıktan sonra da her şey çığırından çıktı.

    İki yüz bin “güvenlik görevlisinin” bulunduğu Güneydoğu, uyuşturucu kaçakçılığının merkezi haline getirildi.

    MHP’nin eski başkan yardımcılarından biri Neşe Düzel’e, “uyuşturucu kaçakçılığının resmî eskortlarla yapıldığını” açıkladı.

    Ordunun içinde JİTEM denilen vahşi bir örgüt kuruldu.

    İnsanları alıp alıp öldürdüler.

    İşkencelerden geçirdiler.

    Köyleri, evleri, ahırları yaktılar.

    Kürt sorununu içinden çıkılamaz bir belaya çevirdiler.

    Kürtlerin varlığını reddettiler, çocuklarına Kürtçe isim koymalarını, Kürtçe şarkı söylemelerini yasakladılar.

    Bu bir şaka değil, bu ülkede Kürtçe şarkı söylemek yasaktı.

    Ahmet Kaya, “Kürtçe şarkı söyleyeceğim” dediği için genç yaşta sürgünde ölmek zorunda kaldı.

    Yüzlerce milyar dolar harcandı savaşa.

    Kırk binden fazla insan öldü.

    Ülke kalkınamadı, gelişemedi.

    Yargı, güvenilirliğini kaybetti.

    Bütün bunları yaşadık burada.

    Şimdi bir dönüm noktasındayız.

    “Kanlı saçmalıklar” çağı kapanıyor.

    Önce Kürt sorununa bir çözüm bulunacak.

    İçişleri Bakanı, bir iki güne kadar “yapacakları açılımları” açıklayacağını söyledi.

    Ağustosun 15’inde de Apo kendi “yol haritasını” açıklayacak.

    Şikâyetler, homurdanmalar, yakınmalar olacak ama barışa doğru sağlam bir adım atılacak.

    Türkiye, bu sorunu çözecek.

    Bu sorunu çözmek, birçok sorunu da çözmek anlamına geliyor aslında.

    Kürt sorununun çözümü, normalleşmeye doğru da atılmış çok büyük bir adım olacak.

    Türbanlı kızlara yapılan eziyetler bitecek.

    O ucube 12 Eylül Anayasası değişecek.

    “Demagoji yarışı” sanılan siyaset, proje yarışı haline gelecek.

    En önemlisi, Türkiye “dünyanın saygıdeğer ülkeleri” arasına girebilecek.

    Kendimize güvenimiz arttıkça tabularımız, yalanlarımız azalacak.

    Tarihle yüzleşmekten korkmayacağız.

    Sadece Türkiye’nin sahibi olmakla övünmeyeceğiz, altı milyar insanın bir parçası olarak “dünyanın” da sahiplerinden biri olduğumuzu kavrayacağız.

    Üniversitelerimizi kışla görüntüsünden çıkartacağız.

    Dünyayla aynı düzeye getirmek için çaba harcayacağız.

    Bu ülkede de her çocuğun bir odası olacak.

    Bütün bu olumlu gelişmelerin yolunu tıkayan kaya kımıldadı çünkü.

    Halkın önünü kapatan “devlet” şimdi geriye, gerçek yerine doğru itiliyor toplum tarafından.

    Bundan sonra “cinayet işlemeyi” düşünen her devlet görevlisi, kelepçeleri ve hapishaneyi de düşünmek zorunda kalacak.

    Halkın iradesine karşı çıkmanın “tehlikeli” olduğunu bilecekler.

    Bir dönemin sonuna yaklaşıyoruz.

    Çocuklarımız ve gençlerimiz için çok ümitliyim.

    Bizim yaşadıklarımızı onlar yaşamayacak.

    Onlar “saçmalıkların” saçma olduğunu bilecek.

    Buna inanıyorum ve şu yaşadığımız anlamsız hayata bir “anlam” katıyor buna inanmak.

    Uniak
    Orta Dereceli Üye
    Orta Dereceli Üye

    Erkek Mesaj Sayısı: 456
    Yaş: 34
    Nerden: Dünya'dan
    Katkı Puanı: 497
    Reputation: 0
    Kayıt tarihi: 26/04/10

    Geri: Sona Doğru /Ahmet Altan

    Mesaj tarafından Uniak Bir Çarş. Nis. 28, 2010 12:33 am

    Ahmet Altan Zaman Gazetesi'ne verdiği röportajda röportajı yapan Nuriye Akman'a "Ben de tek tanrıya inanıyorum. Ama benim tanrım sizinkinden farklı" demişti.

    Misafir
    Misafir

    Geri: Sona Doğru /Ahmet Altan

    Mesaj tarafından Misafir Bir Perş. Mayıs 13, 2010 7:07 pm

    O gene bir yaradana inanıyormuş, babası olacak adam tam ateist. Ateizme kötülemek istemiyorum (çok beğendiğimden değil belki ateist arkadaşlar vardır, rencide olurlar diye) ama çetin altan tam bir vatan haini, ahmet altanında ondan aşağı kalır bir yanı yok. Tabi bence.

    supeluta
    Site Yöneticisi
    Site Yöneticisi

    Erkek Mesaj Sayısı: 580
    Katkı Puanı: 582
    Reputation: 3
    Kayıt tarihi: 02/11/08

    Geri: Sona Doğru /Ahmet Altan

    Mesaj tarafından supeluta Bir Perş. Mayıs 13, 2010 8:42 pm

    Ülkemizin en meşhur yaftası: vatan haini. .

    Eğer bu adamlar vatan haini ise, keşke herkes vatan haini olsa. .


    ___________________________________________________


    Yeryüzüne baş eğerim, baş eğerim denize,
    Ya da birbirimize duyduğumuz sevgiye,
    Güneşe baş eğerim, baş eğerim toprağa,
    Ama insan suretinde bir tanrıya asla!
    Justin Sullivan (1986)




    www.deizm.org

    Misafir
    Misafir

    Geri: Sona Doğru /Ahmet Altan

    Mesaj tarafından Misafir Bir Paz Mayıs 16, 2010 4:40 pm

    Sen vatan hainliğini tercih edebilirsin, bu ülkede herkeze her kapı açık. Ama unutmamak lazım kapıkule de her an herkezin istifadesine açık.

    supeluta
    Site Yöneticisi
    Site Yöneticisi

    Erkek Mesaj Sayısı: 580
    Katkı Puanı: 582
    Reputation: 3
    Kayıt tarihi: 02/11/08

    Geri: Sona Doğru /Ahmet Altan

    Mesaj tarafından supeluta Bir Paz Mayıs 16, 2010 5:03 pm

    emre90 demiş ki:Sen vatan hainliğini tercih edebilirsin, bu ülkede herkeze her kapı açık. Ama unutmamak lazım kapıkule de her an herkezin istifadesine açık.


    herkez değil herkes. . kelimenin doğru kullanımı bu şekilde. .

    İnsanları vatan hainliği ile suçlayarak ülkeden kovmayı bırakın da, dilinizi geliştirin Wink

    Misafir
    Misafir

    Geri: Sona Doğru /Ahmet Altan

    Mesaj tarafından Misafir Bir Paz Mayıs 16, 2010 5:21 pm

    Ufak işlerle uğraşmayalım arkadaşım, mantıklı bir yorum yazalım. Sen benim ne yazdığıma bak nasıl yazdığım benim problemim, anlıyorsan bir sorun yok.

    supeluta
    Site Yöneticisi
    Site Yöneticisi

    Erkek Mesaj Sayısı: 580
    Katkı Puanı: 582
    Reputation: 3
    Kayıt tarihi: 02/11/08

    Geri: Sona Doğru /Ahmet Altan

    Mesaj tarafından supeluta Bir Paz Mayıs 16, 2010 5:32 pm

    emre90 demiş ki:Ufak işlerle uğraşmayalım arkadaşım, mantıklı bir yorum yazalım. Sen benim ne yazdığıma bak nasıl yazdığım benim problemim, anlıyorsan bir sorun yok.


    Tüm önemli şeyler ayrıntıda yatar Wink

    Ufacık şeylerden insanın neyi ne kadar bildiği, nasıl ne mantıkla inandığı şeyleri savunduğu çıkartılabilir.

    Ayrıca forumumuzda herkes birbirine saygı anlayışı içinde siz/biz ifadelerini kullanmaktadır.

    Senli/benli, saygısız, kahvehane kültüründe ağzından tükürükler saçarak bu forumda konuşmak forum kurallarımıza aykırıdır, hatırlatırım..

    Kemalist_Ece
    Katılımcı Üye
    Katılımcı Üye

    Kadın Mesaj Sayısı: 70
    Yaş: 24
    Nerden: İstanbul
    Katkı Puanı: 98
    Reputation: 0
    Kayıt tarihi: 14/05/10

    Geri: Sona Doğru /Ahmet Altan

    Mesaj tarafından Kemalist_Ece Bir Ptsi Mayıs 17, 2010 4:14 am

    Vatanı bir çift kadın memesine satarım diyen adamı dikkate alıp burada yazısını yayınlamak gerçekten çok ilginç..
    Demokratım diyip amerikanın Iraktaki insanları katletmesine ses çıkarmayan ,kalemini ve mürekkebini emperyalizmin silahından almış,
    Attil İlhanın: ''Türk aydını Batının manevi ajanı olmuştur' sözünü kanıtlayan,
    geçmişin mandacısı,
    bugünün liberali olan bu adamın siyasi karakteri oturmamış bir dahili düşman olduğunu her daim hatırlatacağız.

    Saygılar.

    supeluta
    Site Yöneticisi
    Site Yöneticisi

    Erkek Mesaj Sayısı: 580
    Katkı Puanı: 582
    Reputation: 3
    Kayıt tarihi: 02/11/08

    Geri: Sona Doğru /Ahmet Altan

    Mesaj tarafından supeluta Bir Ptsi Mayıs 17, 2010 11:07 am

    Kemalist_Ece demiş ki:Vatanı bir çift kadın memesine satarım diyen adamı dikkate alıp burada yazısını yayınlamak gerçekten çok ilginç..
    Demokratım diyip amerikanın Iraktaki insanları katletmesine ses çıkarmayan ,kalemini ve mürekkebini emperyalizmin silahından almış,
    Attil İlhanın: ''Türk aydını Batının manevi ajanı olmuştur' sözünü kanıtlayan,
    geçmişin mandacısı,
    bugünün liberali olan bu adamın siyasi karakteri oturmamış bir dahili düşman olduğunu her daim hatırlatacağız.

    Saygılar.


    Yukarıda da söylediğim gibi,

    bizim ülkemizde insanları yaftalamak çok kolaydır,

    radikal ve gerçekçi insanlara tahammül edemeyen elit kesimlerin kendi çevrelerinde sık sık kullandığı bir yöntemdir bu.

    sadece elit kesimler mi?

    malesef hayır. .

    türkiyede herkes için özgürlük isteyen bir kaç kalemden biridir kendisi,benim gözümde.

    solcuların ve sağcıların mağdur oldukları alanlarda,

    kürtlerin ve diğer etnik kökenlilerin mağdur oldukları alanlarda,

    alevilerin ve dindarların mağdur oldukları alanlarda,

    hepsinin hakkını ve özgürlüğünü savunan nadir yazarlardandır kendisi.

    bu yüzden ki kendisi,

    solcuların hakkını savunduğu zaman sağcılar tarafından,
    sağcıların hakkını savunduğunu zaman solcular tarafından, yaftalanmıştır.

    kürtlerin ve diğer etnik kökenlerin haklarını savunduğu zaman,ırkçılar tarafından,
    kürtleri ve etnik kökenleri eleştirdiği zaman yine bunlar tarafından, yaftalanmıştır.

    alevileri savunduğu zaman dindarlar tarafından,
    dindarları savunduğu zaman aleviler tarafından, yaftalanmıştır.

    Niye?

    Çünkü bizim ülkemizdeki abartısız tüm gruplar,

    sadece kendileri için özgürlük isterler.

    Diğer grupların özgürlüklerine tahammül edemezler.

    Başörtülüler alevilerin özgürlüklerini savunmaz mesela,

    aleviler de başörtülülerin özgürlüğünü savunmaz. .


      Forum Saati Ptsi Mayıs 21, 2012 3:58 pm